• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Isparta 20 °C
  • Antalya 26 °C
  • Burdur 20 °C

ACISI HALA YÜREĞİMİZDE

ACISI HALA YÜREĞİMİZDE
Isparta Burdur Tabip Odası Başkanı Dr. Musa Bacaksız 13 Mayıs 2014?te meydana gelen ve 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma?daki maden faciasının yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada ?301 canımızın acısı hala yüreğimizde. 13 Mayıs işçi katliamında So

 

Geçtiğimiz yıl meydana gelen Soma'daki maden faciasının yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yapan Isparta Burdur Tabip Odası Başkanı Dr. Musa Bacaksız "Manisa Soma'da 13 Mayıs 2014'te meydana gelen ve 301'i canımızı yitirdiğimiz yüzyılın en büyük iş faciasının yıldönümü bugün. Bugün, bu acıyı unutturmamak için, böyle acıların bir kez daha yaşanmaması için, uyarıyoruz" dedi.

Açıklamasında "Ne yazık ki böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma davası bu haliyle kamuoyunu tatmin edecek bir tablo çizmemektedir. Ülkemizde Soma gibi bir facia yaşandıktan sonra dahi her ay onlarca emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmekte" şeklinde konuşan Dr. Musa Bacaksız "Bu kaza mıdır, kader midir? Hayır bu resmen cinayettir! Emekçileri güvencesizliğe, taşeronlaşmaya, denetimsizliğe teslim edenlerin işlediği cinayet" ifadelerine yer verdi.

Dr. Musa Bacaksız açıklamasında şunlara yer verdi. "Soma'da 13 Mayıs günü yaşanan facianın, bu katliamın sebebi, uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaştırma, rödovans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim  birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır.

Türkiye'de özellikle AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak  yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma'da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur.

Bugüne kadar uyarıların hiçbirini dikkate almayan hükümet; "Bu işin fıtratında var" diyerek bilim ve tekniğin karşısında olduğunu ilan etmiştir. Biz, öngörülen ve önlenebilir risklerin ne kaza, ne fıtrat olmadığını biliyoruz.

Göz göre göre ölümle karşılaşmamanın, çeşitli meslek hastalıklarına yakalanmamanın olanaklı olduğunu biliyoruz. Dünya, bunun bilimsel, teknolojik, yasal, demokratik koşullarını çoktan sağlamışken, tüm dünyadan ileri olduğunu söyleyenlerin emekcileri ölüme mahkum etmesini kabul etmiyoruz.

Bir kez daha yineliyoruz; İşçi sağlığı ve iş güvenliği sorunları piyasacı yaklaşımlarla çözülemez. Sendikaların, meslek odalarının, üniversitelerin karar süreçlerinde ve yönetiminde yer aldığı, idari ve mali yönden bağımsız, demokratik bir işleyişe sahip Ulusal İşçi Sağlığı Güvenliği Kurumu bir önce oluşturulmalıdır.

Emekçilerin güvencesiz ve kayıtdışı çalıştırılması engellenmelidir. Sendikalaşmanın önündeki ILO standartlarıyla çelişen engellemeler kaldırılmalıdır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği kavramlarıyla temelden çelişen ve özellikle kamuya ekonomik anlamda da yük olan, işçileri köleleştiren taşeron ve rödovans sistemlerine son verilmedir.

İş cinayetlerine, işçi katliamlarına, taşeronlaşmaya, güvencesiz çalışmaya, denetimsizliğe dikkat çekmek için 16 Mayıs Cumartesi günü de Soma'dan bir kez daha haykıracağız."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 538 559 99 20