• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Isparta 26 °C
  • Antalya 26 °C
  • Burdur 26 °C

BAHAR ALERJİSİNE DİKKAT!

BAHAR ALERJİSİNE DİKKAT!
SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Giray Aynali bahar nezlesine karşı dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekti.

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Giray Aynali şu açıklamalarda bulundu; 

Bahar Nezlesi Nedir?

 Bahar nezlesi, solunum yolu ile alınan alerjenlerin burunda neden olduğu alerjik rinitin (Saman nezlesi) polenler, çimenler gibi alerjenlerin neden olduğu bahar aylarında ortaya çıkan mevsimsel olan formudur. Alerjik olan kişilerin solunum yollarına baharda ortaya çıkan bu alerjenlerin teması aşırı bir bağışık yanıta neden olur. Bu yanıt burun, geniz, boğaz, gırtlak, soluk borusu ve bronşlar yani bütün solunum yollarında meydana gelebilir ve kişide yerine göre şikayetlere neden olabilir.

 Nasıl anlaşılır ve nasıl tanı konulur?

 Mevsimsel alerjik riniti olan kişilerde alerjenlerin ortaya çıktığı bahar aylarında burunda, genizde, boğazda, gözde ve hatta kulaklarda kaşıntı, burun tıkanıklığı, sulu burun akıntıları, geniz akıntısı, arka arkaya çok sayıda hapşırma nöbetleri ve bazı durumlarda yüz ve baş ağrıları görülebilir. Farklı kişilerde farklı şikayetler ön planda olabilir. Eşlik etme ihtimali artmış olan diğer alerjik durumlar davarsa klinik tablo daha da zenginleşebilir. Alerjik astım durumunda nefes darlığı tabloya eklenebilir.

 Tanı için kişinin öyküsü, detaylı bir fizik muayene ve burun endoskopisi yeterlidir. Fakat hangi alerjene karşı alerji olduğunun tespiti için deriden ve kandan bazı testlerin yapılması gerekebilir. Bu testler de her zaman alerjenin tespit edilmesini sağlamaz. Ayrıca alerjenin tespiti günümüz için hastalığın seyrini değiştirmez ya da sadece uygun pozitifliği olanlarda aşı tedavisi ihtimalini gündeme getirebilir.

 Nasıl tedavi edilir?

 Alerjik rinitin henüz kesin ve kalıcı bir tedavisi söz konusu değildir. Kişinin yaşam kalitesini ve sosyal varlığını ileri derecede etkilediği için şikayetleri ortadan kaldırmasa da baskılamaya ve azaltmaya yönelik birden fazla tedavi şeklinin uygulanması gerekebilen bir durumdur. Günümüzde dört tedavi şekli ön plana çıkmaktadır;

 1. Alerjenden kaçınma tedavisi

 Testler ile tespit edilmiş veya kişinin kendi tecrübeleri ile farkına vardığı alerjen nesne veya ortamlardan uzak durması veya bunları ortamından uzaklaştırmasına dayanır. Alerjenlerin yoğun olduğu bahar aylarında mümkün olduğunca dışarı çıkmamak, kapı ve pencereleri açmamak, polen filtreleri olan klimalar ve elektrik süpürgeleri kullanmak, maske kullanmak bunlar arasında sayılabilir.

 2. İlaç tedavisi

 Antihistaminikler, lökotrien antagonistleri, kromolin, kortizonlu burun spreyleri, ağızdan ve enjeksiyon şeklinde uygulanan kortizonlar alerjiyi baskılamada en sık kullanılan ve sadece kullanıldıkları sürece etkili olan ilaçlardır. En sık kullanılan antihistaminikler ve kortizonlu burun spreyleridir. Bu ilaçlar tek tek ve kombine hallerde kullanılabilirler.  Özellikle antihistaminik ilaçların bir süre sonra etkinliği azalabilir ve diğer bir antihistaminiğe geçilmesi gerekebilir. Burun tıkanıklığı ön planda olan hastalarda dekonjestanlar da eklenebilir.

 3. Aşı tedavisi

 Deri testleri ile hangi alerjene ne kadar alerjik olunduğu kanıtlanmış hastalarda uygulanabilir. Alerjen düşük dozlardan başlanarak ve artan dozlarda cilt enjeksiyon ya da dil altı damla şeklinde verilerek kişinin duyarsızlaştırılmasına dayanır. Yıllar süren, zahmetli ve riskli bir tedavi şekli olduğu için hasta seçimi dikkatli yapılmalıdır. Bu grup hastalarda, özellikle ilaç kullanılamayan durumlarda değerlidir.  

 4. Cerrahi tedaviler

 Özellikle burun tıkanıklığı ön planda olan hasta gruplarında etkili bir tedavi yöntemidir. Akıntı, hapşırma üzerine etkinliği tartışılır olan bu yöntem ile burun tıkanıklığı üzerine yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir. Cerrahi ile daha çok alerji nedeni ile büyümüş olan burun etlerinin küçültülmesi ile burunun açılması hedeflenmektedir. Bu amaçla radyofrekans ile ablasyon en sık kullanılan yöntem haline gelmiştir. Ayrıca kemik ve kıkırdak eğrilikleri gibi diğer anatomik problemler ve alerjiye sıklıkla eşlik edebilen polip ve kronik sinüzit gibi durumlara da müdahale edilebilmektedir.

 Sonuç olarak alerjik nezleler için, kişinin kendini hasta kabul edip tedavi arayışlarına yönelmesinden ziyade gerekli hallerde tıbbi desteği de gerektiren bir yaşam biçimi oluşturma ve kabullenme en iyi seçenektir. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • YILDIZ'DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR02 Şubat 2016 Salı 14:53
  • O CİHAZ ISPARTA'DA31 Ocak 2016 Pazar 22:22
  • TUZ KULLANIMI AZALDI31 Ocak 2016 Pazar 12:56
  • AİLELERE TEKNOLOJİ UYARISI31 Ocak 2016 Pazar 12:55
  • KAR KÖRLÜĞÜ KALICI MI?31 Ocak 2016 Pazar 12:49
  • KIŞIN DA SU İÇMELİSİNİZ31 Ocak 2016 Pazar 12:46
  • BİTKİ ÇAYLARIYLA KIŞI SAĞLIKLI GEÇİRİN31 Ocak 2016 Pazar 12:43
  • VERTİGO NEDİR TEDAVİSİ VAR MIDIR?31 Ocak 2016 Pazar 12:40
  • ÇOCUĞUNUZUN YARAMAZLIĞI HASTALIK OLABİLİR31 Ocak 2016 Pazar 12:38
  • NARIN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR31 Ocak 2016 Pazar 12:35
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 538 559 99 20