• BIST 109.657
  • Altın 156,071
  • Dolar 3,8739
  • Euro 4,5733
  • Isparta 5 °C
  • Antalya 18 °C
  • Burdur 5 °C

BUGÜNLERİ ÇOK ÖNCEDEN GÖRMÜŞLERDİ

BUGÜNLERİ ÇOK ÖNCEDEN GÖRMÜŞLERDİ
Karacören'in Antalya'nın içme suyu kaynağı ilan edilmesinden sonra bu kararın Isparta'ya zarar vereceği dört yıl önce İl Genel Meclisi tarafından gündeme getirildi. Hatta İl Genel Meclisi Üyesi Fevzi Özdemir tarafından Bakan Veysel Eroğlu'na sunulan 'K

Antalya'nın içme suyu kaynağı Karacaören 1 ve 2 Barajları Özel Hüküm Planı'nın, Isparta'yı mağdur edeceği İl Genel Meclisi tarafından  yaklaşık 4 yıl önce gündeme getirilmişti. Meclis'te görüşülen ve daha sonra İl Genel Meclis Üyesi Fevzi Özdemir tarafından  Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'na sunulan  Karacaören raporunda, hangi nedenle olursa olsun,  Karacaören Barajı'nın  Antalya içme suyu kaynağı ilan edilmesiyle Isparta'ya bedel ödetileceği  ifade edilmişti.  O gün Meclis'te dile getirilen gerçekler bugün Isparta'yı kara kara düşündürüyor.        

Karacaören'in Antalya'nın içme suyu kaynağı ilan edilmesinden sonra yapılan özel hüküm çalışmalarının Isparta'ya vereceği zarar İl Genel Meclisi  tarafından dört yıl önce gündeme getirilmiş, ve Karacaören Barajı'nın  Antalya'nın içme suyu kaynağı olmaması gerektiği belirtilmişti.

İNŞALLAH İLERİDE DAYATMA İLE KARŞILAŞMAYIZ 

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'na sunulan, Meclis Karacaören Raporunda özel hüküm belirlemelerinin özünde yöreyi öldüren bir kurallar sıralaması olduğuna dikkat çekildi.  Raporda, "Eğirdir Gölünde uygulanan Özel Hüküm belirlemeleri bizlere örnektir ve mutsuzluk hat safhadadır. Özel hüküm belirlemesi adı , kulaklara hoş gelen ,fakat özünde, özellikle yöreyi öldüren bir kurallar sıralamasıdır. Muamele tamamen yanlıdır. Kurallar size istihdamı önermez, balıkçılıkta Türkiye'nin %60 na hitap ettiğinizi dinlemez, siz işleme tesisi yapma hayalleri kurarken, sistem bunu hiçe sayar, bir yol yapacaksanız bu hüküm elinizi kolunuzu bağlayıverir. Yetkililer sadece itiraz edildiğinde başka türlü bu alanın korunamayacağını söylerler. Kısaca terk et mantığıdır. Bunları üzülerek te olsa söylemek zorundayız, ama inşallah ileride böyle bir dayatma ile karşılaşmayız .Avrupa da da kurallar vardır,ama Avrupalı bir şeyi çözmüştür,Avrupalı "kullanarak korur" bizler   sadece "yasaklayarak  koruduğumuzu zannederiz" denildi.

AŞIRI KİRLİLİKTEN ÖTÜRÜ SU

ALINAMAYACAĞI KENDİ RAPORLARINDA VAR

                Karacaören Barajı'nın Antalya ilinin ilerde içme suyu kaynağı  olarak ilan edilmesi hususunun Antalya İli alt yapı çalışma gurubunun konuyla ilgili bütün birimleri, kuruluşları, sivil toplum örgütlerini de davet ettiği toplantıya dayandığının belirtildiği raporda, " ASAT ve DSİ de toplantılara hem katılmış, hem de görüşlerini yazılı olarak bildirmişlerdir. Yasal durumlar, kentin içme suyu kaynakları, debileri, su analiz raporları, ne kadar m3 oldukları, yer altı su kaynakları, yer üstü su kaynakları  dahil raporlarda bildirilmiştir. Raporlar genelde ilerleyen yıllarda kent nüfusu artışı ne  olur, tahminlerine göre, kaynak gösterilerek, 1975 yıllarından itibaren, girişimlerde bulunulsa da kent nüfusu fazla büyümesinden, nüfusun doğru tahmin edilememesinden, kayıp ve kaçağın   hesap edilememesinden ötürü  yatırımlar yapılmasına rağmen iptal edilmiş, bazı projelerden vazgeçilmiştir. Hurma, Gürkavak, Arap suyu, Duraliler ,İncik pınarları, Düdenbaşı, Kalabatlı, Boğaçay, Meydan, Topçular, Diştaşlar, Pınarlar, Karain yer altı suları olup, Sarısu, Boğaçay, Düden, Aksu, Köprüçay da yer üstü su kaynaklarıdır. Raporlarda önemli bir anekdot görülmektedir "Su kaynakları kirlenme riski çok fazladır,koruyucu önlemler alınması gerekir' denilmektedir. Raporlarda dikkat çeken başka bir husus Antalya içme suyu kaynağını kendi yörelerinden temin edebilmekte, Karaca ören barajından da, her 3 yılda bir yapılan raporlara göre bazen 5.278m3/s,bazen 2.9 m3/s gibi su alınabilir ifadelerini kullanmışlardır. Bir raporda da çok kirlenen su kaynakları olduğu için, içme suyu kaynağı olarak kullanılamayacağı, mesela; 2030 yılında kent nüfusunun 2.500.000 olacağı,bu yıla geldiğinde su alınması gereken kaynakların,Duraliler, Boğaçay Keson ve Karacaören'in aşırı kirlilikten ötürü  su alınamayacağı, bunun yerine alternatif Köprüçay  nehrinden su alınabileceği belirtilmektedir. Alınması gereken önlemler zamanında yapılmadığı için Arapsuyu ve Mağara kaynakları ile Meydan, Topçular, Kentiçi kuyuları ve Pınarlar işletme sahaları olmak toplam 4 m3/s' lik içme suyu  kaynağı kullanılamaz hale gelmiştir.  Kentin 25 yıllık su ihtiyacını sağlamak üzere 1985 ten sonra 3'ü   DSİ, biri de Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 4 adet rapor hazırlanmıştır. Yani 3.5 yılda bir rapor hazırlanmaktadır. Sorunun hala tartışılır olması  hazırlanan raporların gerçekçi ve yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Birkaç yıl sonra yeni bir rapor gerekebilir. Örneğin ASAT'ın 2.5 m3/s su almayı  düşündüğü  Termesos seçeneği hazırlanan hiçbir raporda olumlu veya olumsuz değerlendirilmemiştir. Bu seçenek Karacaören Barajından getirilecek suya eşittir. Bunun gibi değerlendirilmeyen su kaynakları olabilir" görüşü iletildi.

İÇİME SUYU OLSUN DİYE YAPILMADI

                Karaca ören Barajı taşkın sulama ve enerji elde etmek üzere projelendirildiği, içme suyu kaynağı olarak kullanılmasının düşünülmediğine işaret edilen raporda, "  DSİ, barajın suyunu enerji üretmek amacıyla Kepez A.Ş. tahsis ederken Antalya kentine 2.9 m3/s alınacağını belirtmiştir. Bu nedenle Karaca ören Barajından alınması düşünülen 5.278 m3/s suyun, 2.378 m3/s kısmı için Kepez A.Ş. tazminat ödenecektir.  Çok önemli gördüğümüz raporlarda da yer almayan başka bir hususta şöyledir, Manavgat çayından 1999 yılında yapımı tamamlanan Ortadoğu ülkelerinin su, ihtiyacını karşılamak amacıyla tesis imal edilmiştir.Tesis maliyeti yaklaşık 300 milyon $ ve tamamen bitirilmiştir.Tesis her biri kapasitesi 967lt/sn olan 2 yedek 8 asıl olmak üzere 10 adet pompadan müteşekkil, pompa istasyonu günlük kapasitesi 500 000m3 pompaların su basma seviyesi 75 m dir.Tesis günlük 250 000m3 ham su 250 000 m3 AB standartlarında işlenmiş su üretmektedir.Tesisin yıllık ortalama kapasitesi 90 milyar m3 dir.Toplam suyun 50 milyar m3 ü için,  uluslar arası anlaşma   kurallarına  uymak   gerekiyor. Geri kalan 40 milyar m3 suyun Manavgat'ın Batısı ve Doğusundaki ilçe ve turistik beldelerde kullanılması hesaplanmaktadır.Manavgat çayı üzerinde bu amaç doğrultusunda 1 adet baraj yapılmış bir adet daha yapılması düşünülmektedir. Böylece 300 milyon $ mal olmuş 6 yıldır atıl bekleyen tesis faaliyete geçirilmiş olacaktır. Bu projeyle Manavgat'ın doğusu ve batısındaki yerleşim yerlerinin su ihtiyacını çözecektir.Manavgat ilçesinin turistik beldelere yakınlığı ve arazinin düz olması nedeniyle tesis maliyeti düşük olacaktır" görüşü kaydedildi. Fevzi Özdemir tarafından, Bakan Eroğlu'na sunulan  Karacaören raporunun sonuç kısmında,şunlara değiniliyor;

 UYGULANMAK İSTENEN PROJE ISPARTA'YA ZARAR VERİR

                "İlerisi görülmeyen, ne olacağına karar verilemeyen, Antalya ilinin kendi etrafında değerlendirilebilecek onlarca alternatifleri varken, Karacaören barajına yüklenen bu misyon oldukça ağır görülmektedir. Sadece geleceğimizi bahane ederek içme suyu kaynağını katlediyormuşuz muamelesi de, doğa düşmanları olarak ilan edilmesi de, yöre insanını kahretmektedir. Oysaki Karacaören barajının kirlenme sebepleri ve yüzdeleri  ortadadır. Barajın kirlenmesine sebep olan etkenler belliyken, bariz bir şekilde bağırıyorken, baraj etrafındaki yaşayan köylüye yüklenmek kadar haksız bir davranış yoktur. Su temin projesi için  yapılan bu arıtma tesisleri, şu anda Asat'ın demirbaşlarındadır.Bu imkanlar varken Karacaören'den su alma talebi hala varsa zorunluluktan değil, politik nedenlerden olduğunu düşünmekteyiz. Antalya İl Genel Meclisinde de konu halen tartışılmaktadır. Yapılan bu politik manevralar veya her ne olursa olsun yapılan uygulanmak istenen , istenmeyen  her proje neticede Isparta'ya zarar vermektedir, Isparta'ya bedel ödetmektedir.

ISPARTA ÇAYININ KARACAÖREN'E

AKTIĞI YERDEKi MANZARA  YETER

Karacaören barajını kirleten etkenler ortadadır. Kirleticiler bellidir acil çözüm gerekmektedir,önce yapılması gereken bu kirliliği önleme konularıdır, Antalya İl Genel Meclisi ve Isparta İl Genel Meclisi bir gün toplanır, Isparta çayının Karacaören'e  aktığı yere bir sandalla giderek inceleme yaparsa eminiz ki, görünen manzara söze hacet bırakmayacaktır. Kimlerin görevlerini de ne denli doğru yapıp yapmadıkları da ortaya çıkmış olacaktır. Kirli su kontrol yönetmeliğini  ilan  etmek bu sorunları çözmek anlamına gelmediği de ayrıca görülecektir. Baştan beri söylediğimiz gibi, bu ülke bizim, bu yöre bizim, bu değerler olmazsa bizler olamayız bilinciyle , koruyarak kullanma taleplerimizi yineliyoruz. Yöremizin kalkınmasına çare üretiyoruz.  Karacaören barajındaki  kirlenmenin baştan çözülmesini  istiyoruz,  kent merkezinden gelen, evsel ve kimyasal atıkların öncelikle arıtılmasını istiyoruz, yaptığımız işte arıtma dahil ne yapılacaksa yapmayı, yasal büyümeyi taahhüt ediyoruz, Sayın Bakanım elinizden geleni yapacağınıza inanıyor,saygılar sunuyoruz"

BUGÜNE KADAR KILI KIPIRDAMAYAN YETKİLİLER BUGÜN

HANGİ AMAÇLA ÖZEL HÜKMÜ UYGULAMAK İSTİYORLAR?

Öte yandan Express Muhabirinin 4 yıl önce İl Genel Meclisi tarafından hazırlanan ve bugünlere işaret eden rapora ilişkin sorusunu yanıtlayan İl Genel Meclis Üyesi Fevzi Özdemir, "Özel hüküm belirlemesi ülkemizde kısıtlama zinciri demektir. Özel hüküm yapmak, yapılması zor olan bir projeyi en asgari şekilde uygulamaktır. Ülkemizde maalesef yasa koyucular Avrupalı insanlar gibi düşünmeyerek sadece yasaklayarak bunun adına özel hüküm koymaktadırlar. Karacaören Barajı'na gelen suyun kirli olmasına mikroplu olmasına hiç kimse razı olmaz. Tabiki buraya akan su için önlemler alınmalıdır.  Madem ki Antalya'nın içme suyu kaynağı ilan edildi. Suyun temiz olması için yapılacak önlemler zinciri ve suyu kirleticiler bellidir. Yıllardan beri balıkçılıkla, çiftçilikle uğraşan köylümüzün özel hüküm gibi bir uygulama ile mağdur edilmesi doğru değildir. Bizler dört yıl önce ilimi ve bilimi karıştırarak böyle bir rapor sunmuşuz. Karacaören Barajı'nın çevresiyle ilgili sorunları madde madde yazmışız. Bugüne kadar  sorunlarla ilgili kılı kıpırdamayan yetkililer bugün hangi amaçla özel hüküm gibi bir kuralı uygulamak istemektedirler. İl Genel Meclisi olarak yine aynı tavır içerisinde özel hüküm belirlemelerine katkı sağlayacağımız söylenemez. Eğridir Gölü'nde yaşadığımız 'su kotunda' bile anlaşamayan yetkililerin Karacaören'de çok şeyleri başarabileceklerine inanmıyorum"  yanıtını verdi. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 538 559 99 20