• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Isparta 12 °C
  • Antalya 17 °C
  • Burdur 12 °C

GÖLLER BÖLGESİ'NDE SU ALARM VERİYOR

GÖLLER BÖLGESİ'NDE SU ALARM VERİYOR
Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Su Ensitisü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Diler, Göller Bölgesi'nde gerekli tedbirler alınmadığı takdirde ciddi anlamda gelecekte su kıtlığı yaşayanacağını belirterek, " Göller Bölgesi'nde olmamız su açısından diğer bölgelerde

Süleyman Demirel Üniversitesi'nde Su Ensitisü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Diler'in başkanlığında 15 araştırmacının katkısıyla  Göller Bölgesi'nde Su Kullanımı Su Potansiyeli ve Etkin Kullanımı konulu rapor hazırlandı.   Prof. Dr. Diler, raporun ayrıntılarını   açıkladı.

Göllere Bölgesi'ndeki mevcut su kaynaklarının niceliksel, niteliksel ve iklim değişikiliğinin su kaynakları üzerine etkisine yönelik çalışma yapıldığını belirten Diler, su kaynaklarnının sadece insan değil tüm canlıları için önemli olduğunu söyledi. Günümüzde hem  kirlenen hem azalan su kaynaklarının  öncelikli bir konuma sahip olduğunu kaydeden Diler, " Dünyada yıllık tüketimi bin  m3 altında olan ülkelere su fakiri, 1000-3000 m3 olan ülkeler  su açısından kısıtlı, 10.000 m3 üzerindekiler su zengini olarak ifade edilmekte. Ülkemizde 500 milyar m3 su kaynağının 40 milyar m3'nden yararlanıyoruz. 2010'da kişi başı su tüketim miktarı 1500 m3 2030'da yaklaşık 100 milyon nüfus itibariyle bunun 1000 m3 altına inmesi bekleniyor" dedi.  

2030'DA SU SIKINTISI YAŞAYABİLİRİZ

Göller Bölgesi 4 bin  hm3 yerüstü 484 hm3 yeraltı su potansiyeline sahip 35 bin km2lik alanda yer aldığına dikkat çeken Diler,  küresel iklim değişikliğininin  sanıldığı kadar zengin olmayan Göller Bölgesi'ni   de etkileyeceğini aktardı. Göller Bölgesi'nde gerekli tedbirler alınmadığı takdirde ciddi anlamda gelecekte  su kıtlığı yaşayanacağını belirten Diler, "2030 diye belirtildi ama belki daha erken de olabilir. Göller Bölgesin'de olmamız su açısından diğer bölgelerden avantajlı olduğumuz anlamına gelmez. Su  kaynakları torunlarımıza bırakacağımız miras olduğu için su tasarrufunun  önemini halkımızla paylaşarak gerekli tedbirleri almak zorundayız" diye konuştu.

SU ÇERÇEVE DİREKTİFİLERİ

 Göller Bölgei'nde 175 belediyeden 35'in de  artıma tesisi olduğunu bununda sadece 11'inin gelişme arıtma tesisi olduğunu ileten Diler,  alıcı ortamlarına göre kanalizasyon şebekesinden deşarj edilen atık suların da mevcut olduğunu, tarımsal amaçlı olarak toplam 893 bin 307 hektarlık alanda sulama yapıldığını iletti. AB'ye girilmesi söz konusu olduğu için ülkemizin su çerçeve direktifilerini yerine getirmeye çalıştığını kaydeden Diler, " Üye ülkeler 2015 yılı itibariyle tüm kaliteli sularını halletme konusunda yönerge söz konusu. Aday ülkelere de 2021'e kadar süre tanınmış durumda" dedi.  

KORUMA KULLANMA DENGESİ SON DERECE ÖNEMLİ

Çözüm önerilerini de sıralayan Diler, "Su kalitesi ve miktarının iyileştirilmesinde havza yönetimi planları ve koruma kullanma dengesinin son derece önemli olduğunu belirtmek istiyoruz. Yerleşim altyapısında  kullanılan suların kullanım amaçlarının ve koruma kullanma dengesine göre olması lazım. Sanayi alytyapısı önemli. Tarımsal altyapıda bölge şanslı olmakla birlikte istenilen seviyede değil. Damla sulamada tam olarak hedefe ulaşılmış değil. Tarımsal ilaçla mücadelenin azlatılması lazım. Damla sulamaya geçilmesiyle yüzde 50 su tasarrufu sağlamış oluyoruz. Drenaj sistemine geçmek lazım. Suya daha az ihtiyaç duyan ürünlerin devreye alınması lazım" açıklamasında bulundu  

2050'DE EN DEĞERLİ VARLIK SU OLACAK

Su kanunu taslağının mutlaka yasalaşması  gerektiğini belirten Diler, " Gelecekte petrolden önemli suyu ülke ihtiyaçları ve menfaatlerini dikkate alarak yönetmek zorundayız. Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılıyor. 2010'da sevdikleriniz için en değerli varlık elmas iken 2050'de su olacak. Su fakiri olmak da olmamak da bizim elimizde. Su varsa hayat vardır" dedi.

BİLİMSEL OLARAK YANLIŞ

Basın mensuplarının  Anatlaya'nın içme suyu kaynağı Karacaören Barajıyal ilgili sorularını yanıtlayan Diler, "2008'den beri bu konunun muhatabıyız. Farklı zamanlarda TÜBİTAK MAM orada özel hüküm belirleme çalışması yaptı. Bilimsel önerilerimizi aktardığımız halde artık Antalya'nın,  Karacaören içme suyu kaynağı kesinleşmiş vaziyette. Isparta Deresi ve Deri  OSB atıklarının Karacaören Havsazına aktığı bölgeye gidersek burnumuz tutmak zorunda kalırız. Çok yoğun kirlilik var.  Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde herhangi bir kullanma suyu arıtılsada içme suyu olarak kullanılamaz hükmü var Antalya'nın aslında çok alternatifleri var. Manavagat'ta 1995'li yıllarda yapılmış 400 milyon avroluk yatırım bulunuyor  ama atıl vaziylette bekliyor. Karacaören Havzası'nın Antalya'ya yakın olması nedeniyle burayı tercih ediyorlar ama bize göre bilimsel anlamda ciddi bir yanılgı var. Isparta Antalya'nın arka bahçesi değil ama gerek siyasilerimiz gerekse siyasi yöneticiler bu konuda çok etkili olamadı" diye konuştu.  

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • YENİLENEN TAKSİLER ŞİDDETİ DE ÖNLEYECEK26 Mayıs 2017 Cuma 12:53
  • MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜNÜN FECİ ÖLÜMÜ26 Mayıs 2017 Cuma 12:46
  • BİR GÜN KENDİ OTOMOBİLLERİNİ YAPACAKLAR26 Mayıs 2017 Cuma 11:09
  • DAVULCULAR RAMAZANA HAZIR26 Mayıs 2017 Cuma 11:04
  • İŞTE FETÖ İHRAÇLARINDA SON DURUM26 Mayıs 2017 Cuma 11:00
  • KÖYLERDE RAMAZAN ŞENLİĞİ26 Mayıs 2017 Cuma 10:56
  • FİRARİ FETÖCÜ YAKALANDI26 Mayıs 2017 Cuma 10:54
  • GÜLDE REKOLTE BEKLENTİSİ 8 BİN TON26 Mayıs 2017 Cuma 10:53
  • 9 CAMİDE TERAVİH NAMAZI HATİMLE KILINACAK26 Mayıs 2017 Cuma 10:46
  • 27 KAMU ÇALIŞANI HAKKINDA BYLOCK SORUŞTURMASI25 Mayıs 2017 Perşembe 15:09
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 538 559 99 20