• BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Isparta 23 °C
  • Antalya 27 °C
  • Burdur 23 °C

İNSANİ SORUMLULUĞUMUZ

İNSANİ SORUMLULUĞUMUZ
Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Kesici, su kaynaklarının korunması için çıkarılan yasaları uygulamadıktan sonra yasaların ve özel hükümlerin hiç bir anlam taşımadığını belirtti. Su kaynaklarının atık deposu olarak kullanılması

Antalya'nın içme suyu kaynağı Karacaören Barajı için  özel hüküm uygulama taslağı yayınlandı.  Özel hükümlerin, Isparta'nın  pek çok alanda gelişimine engel olacağı  tartışmaları süredursun Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Erol Kesici'ye göre uygulanmayacak özel hükümleri çıkarmanın hiç bir anlamı yok. Suların çok hızlı kirlendiğini kirliliği tolerans edemediğini belirten Kesici, " Siz para cezaları uygulayarak da  bunun önüne geçemezsiniz. Öncelikle dürüst olmamız vicdan sahibi olmamız lazım. Doğaya ne kadar saygılı davranırsak o kadar faydasını görürüsz. Eğer su sağlıklı olrusa biz de sağlıklı oluruz" dedi.

   Antalya'nın içme suyu kaynağı Karacaören Barajı özel hükümlerinin, Isparta'nın pek çok alanda gelişmesine engel olacağı belirtilse de madalyonun diğer yüzünde, su kaynağı Karacaören'i kirlettiğimiz gerçeği yer alıyor.   

 Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Erol Kesici'ye göre su kaynaklarını korumak için yasalar çıkarılsa da uygulanmadığı için bunlar bir anlam taşımıyor. Kesici, suyu kirletirken vicdan sahibi olmanın önemine dikkat çekiyor.

UYGULAMADIKTAN SONRA ANLAMI YOK

Gazetemize açıklamada bulunan Kesici, "Özel hükümler diye yeni bir şey çıkardılar. Bu zaten daha önce tatlı su kaynaklarının korunmasıyla ilgili hükümlerin sanki yeni bir şeymiş gibi gündeme sunulması oldu. Uygulanırsa çok çok önemli ama siz burayı korumak için biz yasa çıkardık deyip yasaları uygulamadığınızda bunun bir anlamı kalmıyor. Su kaynaklarını kirleten faktörler belli. Geçen sene Karacaören'de tonlarca balık öldü bunun nedenleri belli. Siz gelip de  biz şöyle bir hüküm uyguluyoruz diyorsunuz peki  daha önce çıkardıklarınıza ne oldu?  Buranın nasıl korunacağı baraj yapıldıktan sonra ne olacağı belli.  Ama siz yasayı uygulamadıktan sonra değil özel hükümler expres hükümler de koysanız hiç bir işe yaramayacaktır."

POLİTİK BAKIŞLA HALLEDİLEMEZ  

                Şu anda  su kaynaklarının geldiği durumun ortada olduğuna dikkat çeken Kesici, "Sularımız gittikçe azalıyor. Su çok hızlı kirleniyor. Kirliliği tolerans edemiyor. Siz parasal müeyyidelerle de bunun önüne geçemezsiniz. Öncelikle dürüst olmamız lazım. Doğaya ne kadar saygılı davranırsak o kadar faydasını göreceğiz. Eğer su sağlıklı olrusa biz de sağlıklı oluruz.  Ama bakıyoruz bugün artan hastalıkların nedeni belli. İçtiğimiz yediğimiz yer doğa. Doğa kirliyse biz de kirliyiz. Karacaören Barajı, Antalya'nın içme suyu kaynağı ama geçen ay oradaydık ve aşırı derecede kirlilik var. Oysa bu kirliliğin nedenleri belli yapılacaklar da belli.  Birazcık vicdan sahibi olalım gerçekleri görelim. Bu işi politik bakışla maalesef halledemiyoruz" açıklamasında bulundu,  

                GELECEK KUŞAKLARIN SUÇU NE?

                Suyun korunmasına öncelikle insan olduğumuz için önem vermek zorunda olduğumuzu belirten Kesici, şunları söyledi:

                " Vicdan sahibi olmak durumundayız.   Para kazanmak için kaynağı kirletmek hangi vicdana sığar. Bugün her taraf kirlenmiş vaziyette. Her tarafta balık ölümlerini görüyoruz. Bu çözülmeyecek bir problem değil. Gözümüz görüyor kimin kirlettiğini nasıl kirlendiğini biliyoruz.  Zaten vicdanlı ve dürüst davranırsak  orayı kirletmemiz mümkün değil.  Doğayı kirletirken, kirletmeyenlerin ne suçu var, diğer canlıların, gelecek kuşakların ne suçu var?  Onlara sağlıksız hastalıklı bir ortam bırakmaya ne hakkımız var?  Türkiye'de en çok şişelenmiş su satılıyor, bu bile tehlikeli. Bu illet kansere yakalanmamak için temiz su içmemiz gerektiğini, sağlıklı gıdalar yememiz gerektiğini hekimler söylüyor. Ama  şimdi bile bile lades demenin anlamı yok. Para ne yazık ki sağlığımızın da, yasaların da vicdanın da önüne geçiyor.

SEN ATIĞINI  BALIK YEDİĞİM SUYA ATAMAZSIN

                Çözüm kirlettiğiniz pislediğiniz yeri öncelikle temizlemek. Sonra da çıkarılacak yasayla buranın kirletilmemesi için kesin önlemler almak. İşte 'şu bizim adamımız,  bu patron ona yanaşılmaz, siyaseten o şudur' bunlar hep böyle oldu. İyi de benim suçum ne? Ben çevreyi korumak için bir sürü mücadele veriyorum. Ama bir kaç kişinin sanayi atıklarıyla su kirleniyor. Tamam sanayiye de ihtiyacımız var ama sen atığını benim içme suyu olarak kullandığım balık yediğim domates yediğim suya atamazsın. Bu bir katliamdır. Arıtmanı yap. Bunun nasıl arıtılacağı belli. Özel hükümler dünyayı yeniden keşfettirmeyecek.  Eğer daha önce yasalar uygulansaydı zaten bu hükümlere gerek kalmayacaktı"

ŞU HALİYLE TARIMSAL SULAMADA BİLE KULLANILMAZ  

Şu haliyke Karacören Barajının tarımsal sulamada bile kullanılamayacağına dikkat çeken Kesici, " Sen domates, patates yetiştireceksin  yiyeceksin sonra da hasta olacaksın. Neden hasta olduğun belli. Eğer kirli suyu içirsen kirli suda yetişen ürünü,  balığı yersen hastalanırsın. Çünkü benim vücüdumun yüzde 70'i su, domatesin yüzde 90'ı su. Herşey suyla oluyor. Su iyiyse ben iyiyim.  O halede suyu koruman gerkeiyor" diye konuiştu.

BUNUN ADI İLKELLİK

"Su kaynaklarının atık deposu olarak kullanılması ilkelliktir " diyen Kesici, 'Eğer günümüzde insanlar içtikleri, besin elde ettikleri ortamı foseptik çukuruna dönüştürüyorlarsa bu cahilliktir ilkelliktir. Biz tarıma da endüstriye de mermerciliğe de karşı değiliz. Elbette bunlar olacak. Ama sen çöpünü suya atmayacak nehre dökmeyeceksin.  Para kazan ama biraz paranı atıklarını bertafa etmek için kullan" diyerek sözlerini noktaladı.   

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 538 559 99 20