• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Isparta 21 °C
  • Antalya 27 °C
  • Burdur 22 °C

REKTÖRKEN KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNAMADIM

REKTÖRKEN KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNAMADIM
REKTÖRKEN KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNAMADIM

CHP Aydın Milletvekili SDÜ eski Rektörü M. Lütfi Baydar, SDÜ'deki paralel yapı operasyonu için net konuşmadı ancak, ince mesajlar verdi "Üniversitelerde benim adamım, o benim adamım değil mantığı olduğu sürece üniversitelerde başarı elde edemezsiniz" görüşünü iletti. 'Rektörlük yaptığım zamanlar kimsenin ekmeği ile bilerek oynamadım" diye konuştu

CHP Aydın Milletvekili SDÜ eski Rektörü M. Lütfi Baydar CHP İl Başkanlığında partililerle buluştu. Baydar'a gazeteciler yakın zamanda üniversitede yapılan FETÖ operasyonunu sordu. Bayda, 'Kou yargıda' dedi. Üniversitelerin her türlü fikrin onaylanabildiği ama sonunda ortak aklın olduğu kurumlar olduğunu belirten Baydar; " Üniversite tek tip ve tek model olamaz. Tek düşünceden olamaz. Üniversite devamlı üreten canlı bir organizmadır. Ben üniversitede ortak aklı oluşturmaya çalıştım. Üniversiteye ister cemaat ister ülkücü isterse de sol içerisinde okuyarak gelsinler bir entelektüel bir birikiminiz varsa bunun nirvanasında temel yanlışlar yapılmaz ama siz niteliğe önem vermeden insanların bilimsel derecelerine bakmadan, bu adam bana oy verir mi vermez mi anlayışını ortaya atarsanız o zaman bu mutlaka günün birinde görülür ve cezalandırılır. Dünyanın ilk üniversitesi Bolonya üniversitesidir. 1070 yılında kurulmuştur ve ilk 5 rektör papalıktan gelmiştir. Bu üniversite çok sayıda düşünür yetiştirmiştir. Üniversiteleri kimin kurduğu değil yetiştirdiği kişiler önemlidir. Üniversiteler tartışma alanlarıdır. Siz üniversitelerde tartışmayı ortadan kaldırırsanız sorun olur" dedi.

                2004 yılında üniversiteye geldiğinde çok keskin kalıplar olduğunu gördüğünü belirten Baydar,"Bunları bir arada nasıl buluşturabileceğimizi düşündük. Sabah 07:00 toplantıları gerçekleştirdik ve bu toplantılara bütün gruplardan insanlar davet ettik. Her gün 1,5 saat nasıl bir üniversite hayal ettiklerini sorduk. Herkesin üniversite için isteklerinin aynı olduğunu anlattık. Üniversite için bütün düşünceler aynı olunca bir kaynaşma söz konusu oldu. Üniversitede tartışma ortamı olmadan bulunduğu kesimden bir adım öteye gidemez. O yüzden olay yargıdadır. Yargıda olan bir olay için benim yorum yapmam yanlış olur. Yanlışı olan birisi varsa yargı bunu mutlaka değerlendirecektir. Üniversiteyi yönetim modeli açısından, bundan sonra yönetici olacaklar için bir önerim var. Liyakat esasını önde tutmadığınız takdirde, bu benim adamım, o benim adamım değil mantığı olduğu sürece üniversitelerde başarı elde edemezsiniz. Rektörlük yaptığım zamanlar kimsenin ekmeği ile bilerek oynamadım. Mesela bir öğretim görevlisinin kadroya geçmesini projelere bağlarsanız üretmeye başlar ama bunu göz ardı ederseniz yalakalık yapar. Türkiye’deki bütün sistemlerin bu şekilde olması lazım. Bütün kurumların bu şekilde yapılması gerekmektedir. Üniversitede bu kaybedilirse olmaz. 930’dan 4500’e geriledi. Neden düştüğünü sorgulamıyoruz. Bütün proje üreten adamları atamaz, yalakalık yapanı atarsan sonuç bu olur. CHP’nin ilerleyen dönemlerde konuşması gerektiği önemli hususlardan birisi de budur. Adam bana karşı olsa bile nitelikli ise ben onun elinden tutmak zorundayım demesi gerekmektedir. Kutuplaşmanın bir anlamı yok. Erdoğan’ın Türkiye’yi kutuplaştırmasının bir anlamı yok. Türkiye’yi kucaklayan bir anlayış gerekmektedir. Bir yönetici dedikodu ile uğraşmaz. Ben bu kişiler ile meşgul olmadım. Ben proje üreten arkadaşlar ile uğraştım" dedi.

CHP'NİN ISPARTA POLİTİKASI

Isparta'nın, esasında ciddi bir eğitim kenti olduğunu aktaran Baydar, "Isparta’yla ilgili geçen ve bu dönemde verdiğimiz 2 kanun teklifi var. Bunlardan bir tanesi Eğirdir’e Ekosistemi korumaya yönelik bir Doğa Bilimleri Üniversitesi, Yalvaç’a da Sosyal Bilimler ve Tarım Üniversitesi kurulması yönünde hedefimiz var. Bunlar şuanda Milli Eğitim Komisyonunda bekliyor ama iktidar olduğumuzda bunları hayata geçireceğiz. Isparta’da 250 bin öğrencinin yaşadığı hem Isparta’daki temel teknokenti, hem doğa bilimleri ve tarım teknokenti olan bir çok buluşun, inovasyonun yapıldığı bir kent olarak planlıyoruz CHP iktidarında. O yüzden Isparta, Türkiye’nin geleceği açısından önemli bir kent. Çünkü Türkiye’nin cari açığını kapatması için bir petrolü yok. Türkiye’nin harcamalarıyla ürettikleri arasında her yıl 50 milyar dolarlık bir açık var. AKP hükümeti bu açığı sürdürülebilir bir borçlanma ile kapatıyor. Bunun ilelebet devam etmesi mümkün değil. 50 milyar dolarlık cari açığın mutlaka bir üretim, bir buluşla kapatılması lazım. Bunun için eğitim sisteminin doğru modellenmesi ve teknoloji üreten, buluş yapan ve bulduğunu yurtdışına satan bir forma sokmamız lazım. O yüzden Isparta önemli. Isparta ileride kurulacak yeni üniversiteleri ve yeni teknokentleriyle bir çok buluşun yapıldığı, modern çalışmaların yapıldığı bir kent olacak" diye konuştu.

SDÜ İLK BİNDEYDİ

                Kozmetikte üretilen parfümlerin neredeyse yüzde 80 hammaddesini gül yağı olarak Isparta'nın gönderdiğine dikkat çeken Baydar, şöyle konuştu;

                "Ama kendimiz burada birkaç temel firmamızın dışında dünyaya ait bir kozmetik markamızı ne yazık ki şekillendiremedik. Buna yönelik mutlaka çalışmalar yapılmasını, kozmetikte buluş yapılacak bir eğitim anlayışının Isparta’da şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü biz litrelerce gül yağını 50-60 avroya satarken adam 50cc’lik parfümü bize 100 avroya satabiliyor. Bunlar çok önemli ekonomik girdiler. Isparta’yı ancak bu şekilde katma değeri yüksek, çok daha yüksek geliri olan bir şehir haline dönüştürebiliriz. Dünya kozmetik merkezi haline de getirebiliriz diye düşünüyorum. Bunu parti ayrımı yapmaksızın söylüyorum. Isparta’nın hak ettiği önemi hem Türkiye hem de dünyada alamadığı düşüncesindeyim. Biz 2011’de üniversiteyi bıraktığımızda SDÜ webometric’te üniversiteler arasında 20 bin üniversite içerisinde 930’uncuydu.Akdeniz Üniversitesi’nin önündeydik. Oldukça iyi bir üretim vardı. Şimdi 3500-4500 bandında. Özellikle yeni gelen yönetimdeki arkadaşların bunun farkında olduğunu biliyorum. Çok nitelikli , çok iyi bilim adamı arkadaşlarımız ne yazık ki SDÜ’den ayrılmak zorunda kaldılar. Bu arkadaşlarımızın tekrar kazandırılmasını önemli buluyorum. Özellikle Tıp Fakültesi’ndeki çok nitelikli arkadaşlarımızı kaybettik. Önümüzdeki dönem SDÜ’nün bir sıçrama dönemi olmasını diliyorum. Bir siyasi olarak değil bir akademisyen olarak elimden gelen katkıyı yapmayı hedefliyorum.

SDÜ VE ISPARTA HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL

Şuanda SDÜ ve Isparta’nın hak ettiği yerde olmadığına inanıyorum. Daha iyi yerlerde olması gerektiğine inanıyorum. Yönetimde bulunan arkadaşlarımın ve var olan tüm milletvekili arkadaşlarımın da bu gayret içerisinde olduğunu görüyorum ve bundan da mutluluk duyuyorum. Parti ayrımı gözetmeksizin SDÜ’nün gelişimine katkı koyacak tüm Isparta’nın vekil arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • METEOROLOJİ'DEN KUVETLİ YAĞIŞ UYARISI05 Haziran 2017 Pazartesi 11:50
  • FETÖ/ PDY DAVASI BAŞLADI05 Haziran 2017 Pazartesi 11:40
  • 23 NİSAN'DA KAR GELİYOR21 Nisan 2017 Cuma 16:10
  • İLÇELERE GÖRE DAĞILIM16 Nisan 2017 Pazar 19:19
  • İSLAMKÖY HAYIR DEDİ16 Nisan 2017 Pazar 19:07
  • İLÇELERE GÖRE DAĞILIM16 Nisan 2017 Pazar 18:57
  • AÇILAN SANDIK ORANI16 Nisan 2017 Pazar 18:51
  • ISPARTA SEÇİM İSTATİSTİKLERİ16 Nisan 2017 Pazar 18:23
  • İŞTE SONUÇLAR16 Nisan 2017 Pazar 18:11
  • İLÇELERDEN İLK SONUÇLAR16 Nisan 2017 Pazar 17:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 538 559 99 20