• BIST 106.390
  • Altın 141,861
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1152
  • Isparta 29 °C
  • Antalya 31 °C
  • Burdur 30 °C

SDÜ'LÜ BİLİM ADAMLARINDAN MUHTEŞEM PROJE

ERKEN DOĞUMU ENGELLEYECEK PROJE
SDÜ'LÜ BİLİM ADAMLARINDAN MUHTEŞEM PROJE

Süleyman Demirel Üniversitesi akademisyenleri, kadın ve üreme sağlığı gibi alanlarda dünyaca ünlü hekimleri bir araya getiren Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) tarafından bu yıl 14. sü düzenlenen “Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi” ne katıldı.

 

Antalya’da yapılan kongrede, SDÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ile Biyofizik Anabilim Dalı işbirliğinde hazırlanan “Preterm Doğum Riski Olan Gebelerde Vajinal Progesteron Etkisini Gebelerin Nötrofillerinde Kalsiyum Sinyali, Oksidatif Stres ve Klinik Olarak Araştırılması” adlı proje, TJOD’un en prestijli ödüllerinden “TJOD Araştırma Ödülü”ne layık görüldü.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Özkaya, Biyofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu, Uzman Dr. Murat Yüksel ile Araştırma Görevlisi Bilal Çiğ’in yürütücülüğünde hazırlanan proje, erken doğumun önlenmesine önemli katkıda bulunacak.

Proje ile ilgili açıklamada bulunan akademisyenler şunları kaydetti: “Erken doğum tehdidinde en sık başvurulan tedavi yöntemlerinden birisi progesteron hormonu verilmesidir. Erken doğum tehdidinde vajinal yol ile kullanılan progesteronun etkinliği belirtilse de henüz tam olarak yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu kapsamda projemiz, etki mekanizmasını aydınlatacak olması nedeniyle Dünya’da yapılan ilk çalışma olacak; erken doğumun önlenmesine önemli katkılar sağlayacaktır.”

İŞTE O PROJENİN DETAYLARI

PRETERM DOĞUM RİSKİ OLAN GEBELERDE VAJİNAL PROGESTERON TEDAVİSİNİN SERUM ANTİ-İNFLAMMATUAR, NÖTROFİL KALSİYUM SİNYALİ, MİTOKONDRİAL OKSİDATİF STRES VE KLİNİK OLARAK DEĞERLER ÜZERİNE ETKİLERİ

Murat Yüksel, Bilal Çiğ, Mustafa Nazıroğlu, M. Okan Özkaya

          

AMAÇ- KONU- KAPSAM:

Preterm doğum, Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımlamasına göre 37. Gebelik haftasından önce olan doğumlardır. 20. Gebelik haftası öncesi doğumlar abortus olarak nitelendirildiği için, preterm doğumlar 20-37 gebelik haftaları arasındaki doğumlar olarak kabul edilmektedirler.

Preterm eylem ise, 20.-37. Gebelik haftaları arasında 10 dakikada 2 veya 30 dakikada 3-4 kontraksiyon ve en az 30 sn süren uterin kontraksiyonları ile birlikte servikal efasman veya dilatasyonun olmasıdır. (1).

Preterm doğum sıklığı günümüzde %14’lere kadar gittikçe artmaktadır. Preterm doğumların, %5’lik kısmı 20-28. Gebelik haftaları arası, %10’luk kısmı 28-32. Gebelik haftaları arası, %84’lük gibi büyük bir kısmı ise 32-36. Gebelik haftaları arasında görülmektedir (2).

Preterm doğum yeni doğan mortalite ve morbiditesinin en önemli sebebi ve ayrıca uzun dönem nörolojik sekel sıklığında artışa neden olmaktadır (3,4). Bu sekeller yüksek masraflara neden olmaktadırlar. Preterm yeni doğan masrafı ABD’de yıllık 26 milyar dolar iken, preterm doğumun bir hafta geciktirilmesi yaklaşık 3 milyar dolar kazanç sağlamakta olduğu akılda tutulmalıdır (5).

Uzun yıllardan beri devam eden çalışmalara rağmen preterm doğumu tetikleyen patofizyolojik olaylar tam olarak bilinmemektedir; ancak birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bu nedenle tedavi seçenekleri değişiklik ve çeşitlilik göstermektedir. Önerilen kesin bir tedavi şeması yoktur. Preterm doğumun tedavisinde çeşitli tokolitik ilaçlar kullanılmaktadır, fakat bu ilaçların maternal ve fetal yan etkileri unutulmamalıdır. Randominize çalışmalar tokolitik tedavinin erken doğumu 7 güne kadar uzatabildiği, fakat perinatal mortalite ve morbiditede belirgin azalma yaratmadığı gösterilmiştir (6). Bu nedenle preterm doğum eylemi başlamadan önce preterm doğum riski yüksek gebeler tespit edilmeli, doğru tanıyı doğru zamanda koyarak preterm eylemi önlemektir (7).

Progesteronun gebeliğin devamında önemli bir rol oynadığı bilinmektedir ancak ilerleyen dönemdeki etki mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Progesteron stimülatör prostaglandin üretimini sınırlandırması, myometriyumda kontraksiyon sağlayan protein ekspresyonunu ve iyon kanallarını inhibe etmesi, oksitosin, prostaglandin reseptörleri ve gap junctionları inhibe etmesi mümkündür (8,9). Progesteron serviksin stabilizasyonunda da önemli bir yere sahiptir (10).

Progesteronun inflamatuar hücrelere etkisi sayesinde de doğum süreci etkilenmektedir. Kim MG ve ark. yaptığı çalışmada progesteronun natural killer, makrofaj ve T hücreler üzerine inhibitör etkisi görülmekle birlikte, vajinal progesteron uygulamasının özellikle IL-6 üretiminin baskılanması ile anti-inflamatuar etki ile erken doğumu önleyebileceği belirtilmiştir (11).

Meis ve ark. yaptığı çalışmada preterm eylem için kullanılan 17 alfa-hidroksiprogesteron özellikle yüksek riskli gebelerde ve onların bebeklerinde birçok komplikasyon olasılığını azaltmış olduğu ve tekrarlayan erken doğum oranında önemli bir azalma olduğu görülmüştür (12). Yine Fonseca ve ark. yaptığı çalışmada vajinal progesteronun tüm gestasyonel haftalarda tekrarlayan erken doğumu azalttığı görülmüştür (13). Bu çalışmalarda kısa servikal uzunluk çalışma dışı bırakılmıştır. Ayrıca kısa serviksli gebelerde progesteron tedavisi erken doğum sıklığını anlamlı şekilde azalttığı görülmüştür (14).

Hayatın ilk basamağı olan fertilizasyondan başlayarak gen transkripsiyonu, kas kasılması, hormon salınımı, hücrelerin farklılaşması, gelişmesi, nekroz ve apopitozla tanımlanabilecek hücre ölümü gibi birçok olaydan sorumlu olan bir hücre içi ikincil haberci olan kalsiyumun evrenselliği, birçok hücresel reaksiyonda üstlendiği görevden kaynaklanmaktadır. Yine bu özel kalsiyum kanallarından olan TRP kanalları birçok fizyolojik, patolojik ve hastalık durumlarında rol oynamaktadır. Bu kalsiyum kanalları oksidatif stres aracılığıyla aktive olduğu da iyi bilinmektedir (15).

Şekil 1. Progesteron hormonu ile TRPM2 ve TRPV1 kanalları arasındaki moleküler yolak etkileşimleri. Hücre içeresinde serbest kalsiyum iyonu (Ca+2) artışı mitokondri zar depolarizasyonuna ve nötrofil aktivasyonuna neden olur. Mitokondriyal zar depolarizasyonu iki olaya neden olur; a) Kaspaz aktivasyonu ile apopitozis oluşumu. b) Hücre içi serbest radikalleri (ROS) aşırı üretimi. ROS çekirdekte DNA tahribi yaparak ADP-riboz üretimine neden olur. TRPM2 kanalları ROS ve ADP-riboz ile açılırlar ve içeriye Ca+2 girer. TRPV1 kanalları kırmızı acı biber içerisinde bol miktarda bulunan kapsaisin (CAP) ile aktive olurken kapsazepin (CPZ) ile inhibe olurlar. Progesteron hormonu, TRPM2 ve TRPV1 kanal aktivasyonlarını düzenleyerek hücre içi Ca+2 girişini azaltarak, apoptotik ve ROS üretimi yolaklarını inhibe ederek nötrofil aktivasyonunu azaltabilir. Bu konunun araştırılması gereklidir.  

Progesteronunda etki mekanizmasını kalsiyum kanalları üzerinden yaptığı düşünülmektedir (16,17). Sonuç olarak preterm doğumda progesteron tedavisinin etki mekanizması ve etkinliğinin araştırılması için daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır. Bizde bu çalışmada preterm doğum riski olan gebelerde vajinal progesteronun serum sitokin düzeyleri, nötrofillerinde kalsiyum sinyali, apopitozis, kaspaz 3, kaspaz 9, mitokondriyal zar depolarizasyonu, hücre içi ROS üretimi düzeylerini araştırmayı amaçladık.

 

MATERYAL- METOD:

Isparta Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğine başvuran preterm doğum riski bulunan ve bulunmayan toplam 20 gebe çalışmaya dahil edilecektir. Preterm doğum riski olan gebeler grubuna daha önceden preterm doğum hikayesi olan gebeler ve servikal yetmezliği olan, servikal uzunluğu 3 cm altındaki gebeler çalışmaya alınacaktır.

 

Kontrol Grubu (n=10) : Preterm Eylem Riski bulunmayan 20-37 gestasyonel haftalar arasındaki gebeler bu gruba dahil edilecek ve vajinal progesteron tedavisi kullanmayacaklardır. Doğumdan önce ve doğumdan sonra gebelerin kanları alınacak ve nötrofillerindeki kalsiyum sinyaline ve oksidatif strese bakılacaktır. Ayrıca grubun demografik verileri (hastanın yaşı, gebelik öncesi kilosu, boyu, son adet tarihi, sigara, alkol ve ilaç kullanımı, özgeçmişi, önceki term veya preterm doğumları, abortları, soygeçmişi) ve doğumdaki haftaları, bebeklerin doğum kiloları, yenidoğan yoğunbakım ihtiyaçları not edilecektir.

Preterm Doğum Riski Grubu ve progesteron tedavisi (n=10) : Preterm Eylem Riski bulunan 20-37 gestasyonel haftalar arasındaki gebeler bu gruba dahil edilecek ve vajinal progesteron tedavisi kullanacaklardır. Progesteron öncesi ve progesteron tedavisi sonrası (doğumdan sonra) kan alınacak ve nötrofillerindeki kalsiyum sinyaline ve oksidatif strese bakılacaktır. Ayrıca grubun demografik verileri (hastanın yaşı, gebelik öncesi kilosu, boyu, son adet tarihi, sigara, alkol ve ilaç kullanımı, özgeçmişi, önceki term veya preterm doğumları, abortları, soygeçmişi)  ve doğumdaki haftaları, bebeklerin doğum kiloları, yenidoğan yoğunbakım ihtiyaçları not edilecektir.

Alınan kanların kimyasal analizi Süleyman Demirel Üniversitesi Nörolojik Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROBAM) Laboratuvarında gerçekleştirilecektir.

 

Nötrofil izolasyonları

Hastalardan alınan venöz kan örneklerinden nötrofiller izole edilecek ve serum örnekleri elde edilecektir (18). Toplam nötrofil sayıları Casy TT cihazı ile hücreler Casy TT solüsyonuna alınarak sayılacak. Nötrofillerin elde edilme (izolasyon) miktarına bağlı her biri 106 hücre olacak şekilde kısımlara ayrılacak. Kontrol, tedavi öncesi ve sonrası grupların nötrofil örneklerinde apopitozis, kaspaz 3, kaspaz 9, mitokondriyal zar depolarizasyonu, hücre içi ROS üretimi analizleri yapılacaktır. Yine gruplarda erken etkileşimlerin belirlenmesi açısından Ca+2 aktive edilerek, izole edilip, carry eclipse fluoresence spektrofotmetri cihazı ile hücre içi serbest Ca+2 düzey değişimleri belirlenecektir Bu yöntemler ile ilgili detaylı bilgiler önceki çalışmalarımızda vardır (19,20). Her üç gruptan elde edilen serum örneklerinde TNF-a, IL-1b ve IL-4 analizleri yapılacaktır (21).

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • O BİNA MÜZE OLUYOR18 Temmuz 2017 Salı 13:47
  • O KAZADA MUAVİN ÖLDÜ17 Temmuz 2017 Pazartesi 04:31
  • KEÇİBORLU YOLUNDA FECİ KAZA17 Temmuz 2017 Pazartesi 02:59
  • VALİ BAĞDAŞ KURUP KADINLARLA SOHBET ETTİ15 Temmuz 2017 Cumartesi 23:43
  • FECİ KAZADA OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ14 Temmuz 2017 Cuma 17:49
  • AĞACI OMUZLAYIP BELEDİYEYE HESAP SORDU14 Temmuz 2017 Cuma 14:08
  • 20 BİNİ GEÇTİ14 Temmuz 2017 Cuma 14:04
  • BİN 197 KAMU ÇALIŞANINA İHRAÇ14 Temmuz 2017 Cuma 13:59
  • BAŞKAN GÜNAYDIN'IN ACI GÜNÜ13 Temmuz 2017 Perşembe 15:09
  • İŞTE YENİ DEREBOĞAZI YOLU13 Temmuz 2017 Perşembe 13:49
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 538 559 99 20