• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Isparta 21 °C
  • Antalya 26 °C
  • Burdur 21 °C

'SORUMLUSU BİZ DEĞİL YBEM'DİR'

'SORUMLUSU BİZ DEĞİL YBEM'DİR'
'SORUMLUSU BİZ DEĞİL YBEM'DİR'

Isparta'da ki FETÖ/PYD davası iddianamesinde yer alan SDÜ Yaşam Boyu Eğitim Merkezin'de sahte sertifika düzenlenerek personel alımı yapıldığı suçlamalarını sanıklar kabul etmedi. Sanıklardan Fatih Yanmaz, "Sertifikalarımızı aldığımız Yaşam Boyu Eğitim Merkezi, sertifikalarımızı kaydetmemiş ve bize sahte sertifika vermişse bunun sorumlusu ben değilim" derken, sanık Murat Aktepe de "Sertifikanın sahte değil, Yaşam Boyu Eğitim Merkezi tarafından kayıt altına alınmamış olduğu görülmektedir. Suçlu ben değil, Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’dir" dedi.

Isparta'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyon kapsamında haklarında dava açılan ve aralarında eski Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ile bazı eski rektör yardımcılarının da bulunduğu 52'si tutuklu, 130 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşma, sanık sayısının fazlalığı nedeniyle adliyenin konferans salonunda görüldü. Duruşmaya, aralarında eski SDÜ Rektörü Prof. Dr. İbicoğlu, eski rektör yardımcıları Prof. Dr. Şakir Şahin, Prof. Dr. Süleyman Seydi, Prof. Dr. Talip Türcan, Prof. Dr. Hüseyin Akyıldız, eski Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Halil Karakoç, eski Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuğrul Sezer, iş adamları Bedri Ayhan, Alper Bayhan, Özcan Pınarcı, örgütün "Isparta Bölge İmamı" olduğu iddia edilen Osman Demirhan'ın da bulunduğu 52 tutuklu sanık katıldı. Tutuksuz sanıklardan eski Isparta Valisi Memduh Oğuz ise duruşmaya gelmedi.

'SORUMLUSU BEN DEĞİLİM'

Sanıklardan Fatih Yanmaz, FETÖ üyesi olmak ve sahte sertifika düzenlemesiyle ilgili suçlamaları kabul etmeyerek," Sahte sertifika ile işe yerleştiğim suçlamalarını kabul etmiyorum. Çünkü kursa her gittiğimiz gün için diğer katılımcılar ile birlikte yoklama kağıtlarına imza attık. Kurs bitiminde ise 200 TL’lik makbuz karşılığında ödememizi yapıp, sertifikalarımızı aldık. Sertifikalarımızı aldığımız Yaşam Boyu Eğitim Merkezi, sertifikalarımızı kaydetmemiş ve bize sahte sertifika vermişse bunun sorumlusu ben değilim. Yıllarca memur ve sözleşmeli personel alımlarını takip ettim. Orada belirtilen alım şartları doğrultusunda kendimi geliştirdim ve sertifikalar aldım. SDÜ’de işe girmeden önce birçok yere müracaat ettim ve sekreterlik tecrübemden dolayı şirket işçisi olarak Numan Tamer’in yanında sekreter olarak işe başladım. İşe başladıktan bir hafta sonra DSİ’den müracaatım kabul edildiğine dair haber aldım ama SDÜ’de işe başladığım için burada işime devam ettim. Ben sahte belge hazırlayıp üniversitede işe girmek için uğraşacak olsaydım başka yerlerde işe girmek için uğraşmazdım. Şirket personeli olarak çalışmaya devam ederken SDÜ’nün sitesinde de yazan sözleşmeli personel alım ilanına müracaat ettim. Müracaat şartlarına uyduğum için de görevime sözleşmeli personel olarak devam ettim. 110 gündür cezaevinde bulunuyorum ve sözleşmem iptal edildi. Eşim ev hanımı ve 3 çocuğum var, ek gelirimizde olmadığı için ailem mağdur olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı tahliyemi talep ediyorum" dedi.

'TELEFON GÖRÜŞMELERİM GÖREVİMLE ALAKALI'

Sanıklardan Mustafa Büyükküpçü , SDÜ’de Radyo TV bölümü okurken, üniversite bünyesinde part time öğrenci olarak çalıştığını belirterek, " Eğitim hayatımın bitmesinden sonra şirket personeli olarak aynı birimde çalışmaya devam ettim. Sonrasında da üniversitenin sözleşmeli personel alım ilanında belirtilen şartları taşıdığım için müracaat ettim ve Kurumsal İletişim Merkezi’nde sözleşmeli personel olarak işe başladım. Dönemin Başbakanı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teklifi üzerine çıkan kararname ile bende dahil olmak üzere sözleşmeli tüm personeller devlet memuru olarak görevimize devam ettik. Telefon kayıtlarımda görünen Halil Karakoç ile olan telefon görüşmelerim, Kurumsal İletişim Merkezi’nde etkinliklerin ve toplantıların haber yapılıp internet sitesine yüklenmesi görevim ile alakalıdır" dedi.

SUÇLU YAŞAM BOYU EĞİTİM MERKEZİDİR

Sanık Murat Aktepe de FETÖ üyesi olmak ve resmi belgede sahtecilik yapmak suçlamalarını kabul etmediğini kaydederek, " Tutuklanmama sebep olan sahte olduğu iddia edilen belgeyi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nde açılan kurslara katılıp, kurs sonrası makbuz karşılığında 200 TL ödeyerek sertifikayı aldım. Almaya hak kazandığım sertifika bana sahte olarak verildiği söyleniliyor ama kriminal inceleme raporlarında sertifikanın sahte olmadığı önceden basılan sertifikalar ile aynı olduğu geçmektedir. Sertifikanın sahte değil, Yaşam Boyu Eğitim Merkezi tarafından kayıt altına alınmamış olduğu görülmektedir. Suçlu ben değil, Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’dir" dedi. Sanık Oğuzhan Ayverdi de FETÖ üyesi olmak ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarını kabul etmediğini ifade ederek, "Özcan Pınarcı benim eski işverenimdir. Başkanı olduğu dernekte ‘çantacı’ diye tabir edilen sekreterlik görevini yürütüyordum. Sekreter olduğum için bir sefer Salih Sarıkaya’nın da içinde bulunduğu heyet ile yurtdışına gittim. Ülkeye giriş-çıkış kayıtlarım da bu sebepledir. Önceki yıllarda geçirdiğim ses tellerimin felç olması sebebi ile tedavi görüyordum ve asgari ücretle çalıştığım için hayatımı idame ettiremiyordum. Bu sebeple de SDÜ’de işe yerleşmek için Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin açtığı kurslara gidip sertifika aldım. Bu sertifikanın sahte olduğu ve FETÖ üyesi olduğum gerekçesi ile suçlanıyorum. Bu suçlamaları kabul etmiyorum ve sağlık problemlerim dolayısı ile tedavi görmeye devam ediyorum. Cezaevi şartları sağlığım açısından beni çok zorlamakta ve çok sık hastalanmaktayım, beraatimi istiyorum" dedi.

DEVRE DIŞI BIRAKILDIM

Sanıklardan Eski SDÜ Rektör Yardımcısı İskender Akkurt da örgüt toplantılarına katıldığı suçlamalarını reddederek, o dönem idari toplantıları da katılmadığını bunun da kendisinde devre dışı bırakıldığı algısı oluşturduğunu söyledi. Yine sanıklardan Eski SDÜ Tıp Fakültesi Dekanı Hüseyin Yorgancıgil de Metin Lütfi Baydar döneminde dekanlık görevini aldığını belirterek, "Bu atama da FETÖ'nün hiç bir girişimi olmadı. O dönem büyük destek ve kabul gördüm ve dekanlığım Hasan İbicioğlu döneminde de devam etti. Hatta mevcut rektörle de 10 ay çalıştım. Eğer örgüt üyesi olsaydım iki rektör de istifamı isterdi" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • AÇILAN SANDIK ORANI16 Nisan 2017 Pazar 18:51
  • ISPARTA SEÇİM İSTATİSTİKLERİ16 Nisan 2017 Pazar 18:23
  • İŞTE SONUÇLAR16 Nisan 2017 Pazar 18:11
  • İLÇELERDEN İLK SONUÇLAR16 Nisan 2017 Pazar 17:55
  • İŞTE SONUÇLAR16 Nisan 2017 Pazar 17:40
  • SANDIKLAR AÇILMAYA BAŞLANDI16 Nisan 2017 Pazar 17:09
  • ISPARTA'DA DEPREM12 Nisan 2017 Çarşamba 00:57
  • MİDDER'DEN KINAMA13 Mart 2017 Pazartesi 15:35
  • OTOMOBİL KÖPRÜDEN AŞAGI UÇTU09 Mart 2017 Perşembe 15:25
  • BİLGİÇ TUĞRUL'U ZİYARET ETTİ06 Mart 2017 Pazartesi 12:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 538 559 99 20