• BIST 105.324
  • Altın 146,472
  • Dolar 3,4715
  • Euro 4,1666
  • Isparta 33 °C
  • Antalya 29 °C
  • Burdur 33 °C

TÜRKİYE BİR MUHALEFET SORUNU DA YAŞIYOR

TÜRKİYE BİR MUHALEFET SORUNU DA YAŞIYOR
TÜRKİYE BİR MUHALEFET SORUNU DA YAŞIYOR

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Isparta Barosu Güngör Çakmakçı Hizmet binasının açılışının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Feyzioğlu basın özgürlüğü vurgusu yaptığı açıklamada “Türkiye sadece bir iktidar sorunu yaşamıyor, Türkiye ağar bir muhalefet sorunu da yaşıyor. Bütün bu sorunların tam ortasında da düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü sorunu var” dedi. Başkanlık sistemi üzerine değerlendirme yapan Feyzioğlu “Siz Cumhurbaşkanını çok seviyorsunuzdur ama o da fanidir görevi bıraktığında yerine gelecek olanı siz mi seçmek istersiniz. Rejimler bir insan model alarak yazılamaz. Yazılırsa dünya başınıza yıkılır” diye konuştu.

 

 

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Isparta Barosu hizmet binasının açılışının ardından gazetecilerin sorulanı yanıtladı. Açılışın ardından hizmet binasını gezen Feyzioğlu burada gazetecilerin gündeme ilişkin soruların yanıtladı. AK Parti’de Olağanüstü Genel Kurul kararıyla Başbakan’ın değişmesine yönelik değerlendirmede bulunan Feyzioğlu, “ Cumhurbaşkanlarının partileriyle ilişkilerin kesmeleri gerekiyor. Parti yönetimine karışmamalarından söz ediyorum. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmiş olmanın verdiği fiili gücü içinden çıktığı siyasi partiye halen müdahale etmeyi bir hak olarak görüyor. Müdahale etmiş etmemiş mesele bu değil. Mesele Cumhurbaşkanı bir siyasi partiye angaje olduğunda o siyasi partiye oy vermeyen diğer vatandaşlar kendilerini öksüz kalmış hissediyor. Cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisini kesmesinin istenmesi bu milletin yüzde 100’ün temsil etmesi açısından bir talep. Cumhurbaşkanı herkesi temsil ettiği için siyasi sorumluluğu yoktur. Anayasaya göre Cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu yok. ABD’de siyasi sorumluluğu ve yetkisi var. Burada siyasi sorumluluğu yok. Kendisine verilen yetkilerden daha fazlasını da sırf hak oyuyla seçilmiş olması sebebiyle fiilen elinde topladığında sistem zorlanıyor. Sistem zorlandığında o zaman Anayasayı değiştirelim deniyor. Oysa mevcut Anayasaya uygun davranıldığında bir sıkıntı olmayacak. Ama zorlarsanız fiili durumla anayasaya uyulmuyor. O durumda Anayasayı fiili duruma uydurmak gibi duruma geliniyor. Oysa sistemler rejimler kişilerin ömrüyle tayin edilmez. Biri gelir biri gider. Bir kişi düşünülerek modeller oluşturulamaz. O bakımdan sıkıntılı görüyorum” dedi.

CUMHURBAŞKANI ANAYASA’DAKİ SİSTEME UYMALI

Başkanlık sistemine geçilmesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Feyzioğlu, “ Cumhurbaşkanın siyasi sorumluluğu yok. O noktada başkanlık sistemine geçelim deniliyor. Geçelim Peki başkanlık sistemine ABD’deki gibi geçmeye var mısınız? Türk tipi dediğiz zaman olmuyor. Mesele Başkanın parlamento tarafından denetlenip denetlenemeyeceğiniz. Onun için Başkanın siyasi parti genel başkanı asla olmaması lazım. ABD’de başkanlar içinde geldikleri partinin genel başkanı değildir. Parti genel başkanları hiçbir şekilde senatör veya temsilci adaylarını yazma gibi yetkileri yoktur. Türk tipi başkanlıkta başkan aynı zamanda partinin genel başkanı olacak mı olmayacak mı? Hangi siyasi parti olursa olsun siyasi partilerin içinde demokrasi olduğuna inanan var mı? Türkiye’de siyasi partiler Genel Başkanın demir yumruğuyla yönetiliyor. Bir başkan partisinin genel başkanı olduğunda ve o partiyi demir yumrukla yönetme yetkisi varsa bu sıfatla milletvekili adaylarını yazma yetkisi kendisine verildiğinde o başkanın oluşturduğu parlamento çoğunluğu başkanı denetleyebilir mi? ABD Başkanı hiçbir yüksek memuru kendi başına atayamaz. Atamanın kongre onayına ihtiyacı vardır. Türk tipi başkanlık sisteminde büyük elçi atamasından vali atamasına kadar yetkiyi başkan paylaşmaya hazır mı? Yasama komisyonları ABD’de başkanın sekreterlerini her konuda çağırıp sorguya çekebilir. Türk tipi başkanlık sisteminde başkan, etrafındaki danışmanlarına, bakanlarına Millet Meclisi gel değinde şunun hesabını ver dediğinde tüm gizli belgeleri aç dediğinde tamam diyecek mi, yoksa sen kim oluyorsun mu diyecek? Sen kimi oluyorsun diyorsa onun adı diktatörlük oluyor. Eğer bunlara evet demiyorsak Cumhurbaşkanının Anayasa’daki sisteme uyması gerekiyor” görüşünü iletti.

ADINA DEMOKRASİ DEMEKLE OLMUYOR

ABD’de uygulanan başkanlık sisteminin demokratik bir başkanlık sistemi olduğunu ve başka ülkelerde örneği olmadığını belirten Feyzioğlu, “ Öbürlerinin adı sadece başkanlık, Suriye’de bir Cumhuriyet ama demokrasi miydi? Adına öyle demekle olmuyor. ABD’yi örnek göstersinler. Yarın başkanı serbest seçimlerle değiştirme imkanı sizde kalacak mı kalmayacak mı? Siz Cumhurbaşkanını çok seviyorsunuzdur ama o da fanidir görevi bıraktığında yerine gelecek olanı siz mi seçmek istersiniz. Çin’de demokrasi olduğunu iddia ediyor, onu da Komünist parti içindeki elit grup seçiyor. Seçim hakkı kaldı diyelim, bu kadar yetkiyi siz oy vermediğiniz kimsenin kullanmasına var mısınız? Sizin desteklemediğiniz birinin de sizi yarın öbür gün yönetebileceğini düşünmeniz lazım. Bu rejimler bir insan model alarak yazılamaz. Yazılırsa dünya başınıza yıkılır” dedi.

ÖZGÜR BASIN VURGUSU

Özgür basın vurgusu da yapan Feyzioğlu, “Bazı bilgelerin kamuoyuna ulaştırılmasında yarar vardır. Bir taraftan Suriye krizine boğazımıza kadar batmışken, Kilis saldırı altındayken, memleketimizi IŞİD teröründen koruyamaz hale gelmişken, şehirlerimizi üç yıl boyunca terör örgütü delik deşik etmişken, binlerce ton askeri patlayıcı depolanmışken bunları duymaya hakkımız var. Bunların basın özgürlüğüyle ilgisi var. Biz Türkiye’de olup biteni bilmek istiyoruz. Üç yıl boyunca bölücü terör örtünün yığınak yaptığını okusaydık ve halk olarak tepki verseydik, buna mülki amirler siyaseten Türkiye’yi yönetenler izin vermezlerdi. Türkiye sadece bir iktidar sorunu yaşamıyor, Türkiye ağar bir muhalefet sorunu da yaşıyor. Bütün bu sorunların tam ortasında da düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü sorunu var. Biz birçok şeyi yabancı basından öğreniyoruz. Özgür basından korkmamak lazım. Özgür basın işinize gelmeyen haberi de verebilir, hatta çarpıtabilir. O çarpıtır başkası doğrusunu verir. Oradan buradan şuradan okur düşüncenizi oluşturursunuz. Ama tek taraflı yayın bombardımanı olur, işinize gelmeyen yayın organları kapatılırsa, o zaman tek taraflı bilgilenir, düşünceden korkar hal geliriz” dedi.      

  

 GÜLSES GAZETESİ

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • KURBANLIK FİYATLARI ARTACAK MI ?07 Ağustos 2017 Pazartesi 14:59
  • CUMHUR BAŞKANI BEKLENİYOR05 Ağustos 2017 Cumartesi 17:14
  • KORKUNÇ CİNAYETTE ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ05 Ağustos 2017 Cumartesi 16:59
  • METEOROLOJİ'DEN KUVETLİ YAĞIŞ UYARISI05 Haziran 2017 Pazartesi 11:50
  • FETÖ/ PDY DAVASI BAŞLADI05 Haziran 2017 Pazartesi 11:40
  • 23 NİSAN'DA KAR GELİYOR21 Nisan 2017 Cuma 16:10
  • İLÇELERE GÖRE DAĞILIM16 Nisan 2017 Pazar 19:19
  • İSLAMKÖY HAYIR DEDİ16 Nisan 2017 Pazar 19:07
  • İLÇELERE GÖRE DAĞILIM16 Nisan 2017 Pazar 18:57
  • AÇILAN SANDIK ORANI16 Nisan 2017 Pazar 18:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Posta 32 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 538 559 99 20